23 Ekim 2009 Cuma

Pkk İSLAM SAVAŞÇISI (!)

Onursuz barış olur mu, demeyin; bal gibi olur.

Demokratik açılım kılıfı altında ülkeye getirilen pkk teröristlerinin kahramanlar gibi alkışlanarak, sevgi ve saygı gösterileriyle, kutlamalarla neredeyse festivallerle ülkeye kabulü, bana; Türkiye Kurtuluş Savaşı öncesi, İzmir'i işgal etmeye gelen emperyalist Yunan devleti askerlerinin Rum, Yunan, Ermeni ve öteki azınlıklarca alkışlanarak, sevgiyle, saygıyla kahramanlarmış gibi karşılanmalarını, bu azınlıkların bağırlarına basılmalarını anımsattı. Her ikisini de öyle karşılayan kesimlerin algı, düşünce, mantık, kişilik bozukluğu içinde olduklarını psikoloji bilimi de, ahlak bilimi de onaylar. Zaten uyuşturucu, insan, silah kaçakçısı; bebek katili; araba kundakçısı; barbar bir örgüte sahip çıkmak, sağlıklı bir ruh ve kişilik durumu içinde ortaya çıkmaz. Halk olmak da azınlık olmak da ulus olmak da bilge, mantıklı, akıl ve ruh sağlığı yerinde olmak demek değildir. Bunları aşmak gerek.

Zaten bu sözde demokratik açılıma destek için dünyada ne kadar yoz sanatçı varsa toplandı. Sanırım, Paris Hilton bile destek vermiştir bu açılıma, o zaten açılmaya pek meraklıdır...

Medya da sağolsun; özüne, ruhuna, amacına, içeriğine ihanet etmeyerek Türkiye karşıtı haberleri, terörist haberlerini, Dtp haberlerini en başta vermek için çırpınmakta. Hele bir İslami tv kanalı var ki durumu içler acısı. Dinsiz olmama karşın yalnızca bu İslami kanalı izlerdim, Ulusal Tv dışında. Bu dini kanal; Ergenekon haberlerini ''Tu kaka'', ''Terör'' haberleri olarak verirken nedense Dtp'nin ve Kürtlerin her türlü tahrikçi açıklama ve eylemlerini ''Demokratik eylemler'' olarak veriyor... Yurt işgal edilse; medya neredeyse bir tepeye çekilip yansız, duyarsız, kaygısız, ilgisiz bir şekilde işgali naklen yayın etmekle ilgilenecek...

Bu utanç verici duruma tepki gösteremezsiniz, boyun bükeceksiniz; neden mi? Çünkü insanlara, medyaya, şirketlere o kredi kartları, krediler, görmezlikten gelmeler, kolaylıklar boşuna verilmedi; bu tür günlerde seslerini çıkaramasınlar diye verildi. Doğal ki bundan haberiniz yoktur. Sokaklarda önlerine gelene kredi kartlarını boşuna dağıtmadı bankalar. Bankalara bu ''Dağıtım'' işlemi boşuna ''Yaptırılmadı'' , '' Dış güçler'' tarafından. İşte böyle durumu bırakın; ülkeyi düşman askerleri bile işgal etse sesini çıkaramayacak duruma getirildi toplum. Tv haberlerine bakın; Ulusal, ahlaki, vicdani, onursal konulardaki ciddi haberler bile sanki magazin haberi veriliyor ruhsuzluğunda, duyarsızlığında, kaygısızlığında ve neredeyse '' Mutlulu- ğunda '' veriliyor. Niye? Çünkü gırtlaklarına kadar borca batırıldılar; hele bir seslerini çıkarsınlar, darmadağın edilirler. Sizler, gıkınızı çıkarsanız, hapse atılsanız, 2-3 kredi taksidinizi ödeyemeseniz, doğruca evinize haciz gelir. Bundan korkar medya gibi sessiz kalırsınız. Milliyetçiler neden sessizler sanıyorsunuz. Müslümanlar zinanın ve eşcinselliğin serbest bırakılmasına neden sessizler sanıyorsunuz? Demokrasi, ekonomik gelişim, özgürlükler, ve benzeri şeyler işte bu tuzağın parçasılar. Bunları en başta, emperyalist İngiltere planlıyor; Kuş dili ve Kuş dili cumhuriyeti, adlı yazımda açıkladığım gibi. Üstüne üstlük bir de internet bağımlılığı ve cinsel bolluk var....

Müslümanlar sonsuz rehavet ve mutluluklarını bozmayacaklar. Onlar için önemli olan tek şey; ibadetleri... Yurt bölünmüş, ülke yıkılmış, umurlarında olmaz; hele ki başta İslami bir hükümet varsa. Buna sevinirler bile belki de... Aman onların camilerine, namazlarına, oruçlarına, bayramlarına, haclarına dokunmayın, başka şey istemezler...

Peki; pkk'ye bu kıyak neden geçiliyor? Bunu hükümet mi planladı? Hayır,bunu Abd ve İngiltere birlikte planladı, adı: Ortadoğu ve Afrika projesi.. Yani yalnızca ''Büyük Ortadoğu Projesi: Bop '' değil bu; aynı zamanda '' Büyük Afrika Projesi: Bap'' da. Bu iki projede pkk'nin yeri ve görevi ne olabilir? Neden pkk'liler dağdan indirilmek isteniyor? Yanıtı basit: Bop'da ve Bap'da, Türk Ordusu'yla 25 yıldır savaşan bu örgütün savaşçı ve geniş kitlesinden yararlanılmak isteniliyor. Yani Ortadoğu'ya ve Afrika'ya Türk askeri değil bunlar gönderilecek, yani piyon olarak kullanılacaklar. Abd ve Ab askerleri de ölmemiş olacak ki zaten savaşmak yetenekleri ve istekleri de yok; hava kuvvetleri de olmasa halleri harap.. Ama pkk teröristlerinin Ortadoğu'da ve Afrika'da İslamiyet adına yer almaları için önce müslüman olmaları gerekir. İşte bu noktada; İslami hoş görü ve güç işe giriyor. Yani bu planı yapanlar, İslami sevgi ve hoşgörü ile teröristlerin bile müslüman olacakları düşüncesindeler. Eğer Ortadoğu'da ve Afrika'da Bop ve Bap adına savaşan bu teröristleri duyarsanız, görüşüm doğrulanmış olur ki zaten ta en başından beri Abd ve Ab emperyalizmi için savaşan bu örgütün; oralarda yine emperyalizm adına savaşması , çelişki içermez.. Türk Ordusu'nun da böyle bir duruma, şaşkınlık verici derecede sessiz kalması, bu nedenle olamaz mı?

Kurtuluş Savaşı öncesi Yunanlılar, İzmir'e sevgi, saygı gösterileri, alkışlar ve çiçekler içinde karşılanarak çıkmışlardı, azınlıklarca. Ve karşılarına gazeteci Hasan Tahsin adlı bir Türk Onuru çıkıp ilk kurşunu atmıştı. Onu saygı ve sevgiyle anıyorum. Bu kez düşman askerleri; Türkiye'nin batısındaki bir şehirden ve denizden değil doğusundaki bir şehirden ve karadan girdiler. Üstelik yararlandırıldıkları yasaya açıkça meydan okuyarak.... Yani istekleri doğrultusunda değil zorla masumiyet müzesine sokuldular...Adamlar ''Biz terör örgütünden yanayız hala'' diyorlar; hülkümet ise '' Yok siz terörist değilsiniz, rüya görüyorsunuz, sizler birer masumsunuz, bebeksiniz.'' diyor. Neden böyle yapmakta ısrar ediyor acaba hükümet? Yanıtı, anlattığım şey...

Pkk'ye karşı savaş; Abd ve Ab emperyalizmlerina karşı savaştır. Onunla birlik ise emperyalizmle birliktir ki İslami kesimin kütüphanesinde emperyalizm, kapitalizm, ulusallık gibi kavramlar bulunmaz. Onları uyandırmamak daha kolaydır bu yüzden. Ne kadar az bilgi, o kadar az tepki çünkü...

Peki bunun pkk'ye ne katkısı, yararı olacak sonuçta? Yanıt basit: Türkiye'deki Kürtlere özerklik ya da federasyon ya da bağımsız bir devlet...

Ben bu barışa onurlu barış demiyorum bu yüzden, onursuz barış diyorum. Ve onurlu bir savaşı her zaman, onursuz bir barıştan üstün tutmuşumdur... Ben ki tavuk bile kesemem ama elime silah alıp dağa çıkıp bu teröristlere karşı savaşasım geliyor, yani öylesine onursuz bir barış bu barış.... Ve öylesine öfke, utanç ve başkaldırı; Mustafa Kemal doluyum....

Darbecileri yargılamaya kalkanların acaba bu terör ve utanç örgütü çevresinde işleri ne?

Ben bu barışa boyun eğmem, ben bu barışa meydan okuyorum. Çünkü herşeyden önce Türk'üm, müslüman değil.... Türkler böyle şeylere boyun eğmezler...

Necdet Gürçiftçi

2009-ekim